Karaylar

Seyyar Süleymanov

İbranice’de Karaim (יםִ אָ רָ ק )olarak zikredilen isim, Kırım Karayları’nın lehçesinde tekil olarak Karay, çoğul olarak Karaylar; Trakay lehçesinde tekil olarak Karaj, çoğul olarak Karajlar; Arapça’da Karraî, Karraûn; Fransızca’da Caraïme, Rusça ve Lehçede Karaim şeklinde geçmektedir. Ayrıca ansiklopedik eserlerde bu isim, Karaite olarak ifade edilmektedir. Karai hareketine, önceleri kurucusu sayılan Anan ben David’e nisbetle “Ananiye” denilmekte idi. IX. yüzyılın ikinci yarısından itibaren Karai ismi ile anılmaya başlanmıştır. Bernard Lewis’e göre bu isimlendirme ilk olarak Bağdat civarında ortaya çıkmış, Karai kelimesi ise ilk defa Benjamin en-Nihavendî tarafından 830’lu yıllarda “Bene Mikra”, “Ba’ale Mikra” yani “Tevrat’ın Çocukları” şeklinde kullanılmıştır

“Karaim” isminin ortaya çıkışı hakkında çeşitli görüşler vardır. Bugün en çok kabul gören görüşe göre, “Karaim” ismi İbranice “kara’a” kökünden gelmektedir. Bu görüşe göre “kara’a” kelimesi Arapça kıraat kelimesi ile eşanlamlı olup “okumak” manâsını taşı- maktadır. Dolayısıyla “Karai” kelimesi de, “kutsal kitabı yani Tevrat’ı okuyan” anlamına gelmektedir. Bundan dolayı geleneksel görüşe sahip olanlar, Karailerin Talmud’a değil, bizzat Tevrat’a bağlı kalan kimseler olduklarını kabul etmektedirler. Bu anlayışa göre Karai terimi ikili bir anlam taşımakta; bir etnik grubu ifade ettiği gibi, Karai Mezhebi’ne mensup kimseler manâsına da gelmektedir. “Kırım Karayları” kavramında ise bu iki anlam bir arada bulunmaktadır. Fakat Arap, Samiri, Amerikalı, Yunan, Slav vb. diğer milletlerden olan insanlar için Karai terimi sadece dini bir anlam ifade etmektedir

Zajanczkowski, “kara’a” kelimesinin dini bir nitelik taşıdığını ve herhangi bir etnik unsuru ifade etmediğini vurgulayarak kelimenin Arapça “okumak” anlamının yanı sıra “çağırmak, davet etmek” gibi manalara da geldiğini; ayrıca yine Arapça “dai” kelimesinin karşılığı olan “çağırıcı, davet edici”anlamlarını da içerdiğini belirtmektedir.

“Karaim” ismine paralel bir ifade de, L. Nemoy’un “Karaite Antology” isimli çalışmasında ileri sürülmüştür. Ona göre “Karai” kelimesi, Müslümanların İslam davetçileri için kullandıkları Arapça “dai (çoğulu du’at)” kelimesinin benzeri bir kelime olan “Şia (çağırıcılar, davet ediciler, taraftarlar)” gibi anlamlara da gelmektedir.

Simeon Starikov ise, tamamen farklı bir görüş ortaya koyarak, “Karaim” isminin Türkçe “Karam” kelimesinden türediğini söylemektedir. Starikov, bu görüşünü meşhur etnograf ve antropolog olan N. A. Baskakov’un incelemelerine dayandırarak daha da ileri götürmüş ve “Karaim” isminin, eski dönemlerde Kırım’a gelip yerleşen ve burada hayatlarına devam eden bir halkın ismi olan “Kimmerler”den türemiş olduğunu ileri sürmüştür.  A. İ. Polkanov da, Paris’te yayımlanan “Krımskiye Karaimı (Kırım Karayları)” adlı çalışmasında Starikov’un görüşlerine paralel görüşler ortaya koymuştur.  Fakat Polkanov’un bu görüşü, 1953’te R. A. Videnskiy tarafından derlenen “Sovyetler Ansiklopedisi”nde şiddetle reddedilmiştir.

Starikov ve Polkanov gibi düşünenler, “Karaim” kelimesinin kesinlikle bir etnik gruptan türediğini iddia etmektedirler. Çünkü onlara göre hiçbir ırk kendi adını bir din ya da mezhepten almaz. Nitekim Hıristiyanlığa mensup olmalarına rağmen Bulgarlar, Grekler, Sırplar veya Ruslar Hıristiyan adını almamışlardır. Tam tersine İngiltere’de Anglikan Kilisesi ve Mısır’da Kıpti Kilisesi gibi, bir etnik grubun bir mezhebe ismini vermesinin örneklerine rastlamak da mümkündür. Tüm bu etimolojik tahlillerin tahmini olduğunun ve etimolojik olarak tam ispat edilemediğinin de bilinmesi gerekmektedir.

“Karaim” kelimesindeki “im” eki İbranice’de çoğul edatıdır. Buna rağmen İngilizce eserlerde “im” edatına çoğul harfi olan “s” eklenmektedir. Aynı şekilde Türkçe eserlerde İbranice “im” çoğul eki ile Türkçe çoğul eki olan “ler” aynı kelimede yan yana getirilerek “Karaimler” şeklinde kullanılmaktadır. Dolayısıyla bu kelimeyi bu şekilde kullananların “im” edatının ne anlama geldiğini bilmediklerinden böyle bir hataya düştüklerini söylemek mümkündür.

Biz bu çalışmamızda Karai Mezhebinin Türk asıllı olan Kırım Karayları’nı ele alacağız. Bu grup, Türk asıllı olup yukarıda da zikrettiğimiz kelimenin tekilini “Karay”, çoğulunu ise “Karaylar” şeklinde telaffuz etmektedir. Görüldüğü üzere Karai kelimesinin sonundaki “i” harfini kendi dillerine uygun olarak “y” harfi ile değiştirmektedirler. Bundan dolayı çalışmamızda ifadelendirme hatasından kaçınmak için, genel olarak Karailer’den bahsederken Karai ve Karaileri, özel olarak Kırım Karayları’ndan bahsedeceğimiz zaman ise onların “Karay”, “Karaylar” şeklindeki kendi isimlendirmelerini kullanacağız.

Devam Edecek..

 

 

 

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir